Dünya çapında ses getiren Da Vinci Şifresi romanıyla tanışmıştım Dan Brown kitaplarıyla. Da Vinci Şifresi adındaki romanı, yazdığı, dördüncü kitabı aslında. Öncesinde Dijital Kale, Melekler ve Şeytanlar, İhanet Noktası romanlarını yazmış ve yayınlatmış ki sonrasında onları da okudum:) Daha sonra da Kayıp Sembol, Cehennem ve Başlangıç romanlarını yazdı ve onları da okudum tabii ki…
Sonra yazar bir sessizliğe gömüldü. Ne zaman yeni romanı çıkacak derken tam yedi yıl sonra “Secret of secret” yani Sırların Sırrı ile olağanüstü bir dönüş yaptı. Benim sessiz kaldı dediğim dönemde de meğerse bu romanı için çalışıyormuş. Dan Brown, Sırların Sırrı romanının teşekkür bölümünde “…son altı yı boyunca çeşitli bilim insanları, tarihçiler, küratörler, dinler tarihi uzmanları, devlet yetkilileri ve özel kuruluşlar bu romanın araştırmalarında cömertçe yardım ettiler.” diyor. Hepsini bir güzel damıttıktan sonra da bu olağanüstü kurmacasını yazıyor ki belki de şimdiye değin çıkardığı romanlardan daha iddialı bir romanla karşımıza çıkıyor.
Sırların Sırrı romanında olaylar nerede geçmektedir?
Romandaki olaylar masallar şehri Prag’da geçiyor. Prag’ın biraz ketum biraz davetkâr olan adeta sihirli atmosferi romana da harika bir gizem katıyor. Langdon’ın oradan oraya koşturmaları sırasında sanki turistik bir gezi içerisindeymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Belki de gezme şansı bulduğum için bana öyle geldi bilemiyorum. Vaclav Havel Havaalanı, Vltava Nehri, Karl Köprüsü, Platnerska Caddesi, Petrin Tepesi, Prag Kalesi, Aziz Vitrus Katedrali, Petrin Tepesi, Folimanka Park, Kafka Heykeli, Dans eden ev, Klementrium…daha nereler nereler romanın içinde de önemli konumlara sahip…Çek sanatçı David Černý’nin Kampa parktaki, yüzleri barkod gibi olan miminka denen bebeklerini, Mala Strana’daki Komizm Kurbanları Heykellerini de unutmamış; romanın içinde yer vermiş…
Sırların Sırrı Romanının Konusu nedir?
Ünlü bir noetik bilimci olan Katherine Solomon uzun yıllardan beri araştırdığı bir konu üzerine kitap yazmaktadır. Bu sırada Prag’da bir konferansa davet edilir. Bir zamanlar öğrencisi olan ünlü sembol bilimci Robert Langdon’ı da kendisiyle beraber gelmeye ikna eder. Daha sonra olanlar ve Katherine’in buluşu inanılmazdır. Tam bu noktada “…bu roman bir kurmaca mı? gerçekleri mi anlatıyor?..” sorusunu sorduracak derecede harika bir Dan Brown anlatımı…
İnsan zihninin sırları, bilinç, bilinçaltı, evren, ölüm, ölümden sonrası hakkında fikirleriniz, bilgileriniz varsa karşınıza inanılmaz sorular çıkaracak fikirleri anlamaya çalışırken 650 sayfanın nasıl bittiğine inanamayacaksınız. Belki de bitmesin isteyeceksiniz.
Sırların Sırrı romanından alıntılar:
Uzun uzun alıntılar yapmayacağım çünkü bir bütün olarak okunup anlamaya çalışılmadığı sürece düşünceler bağlamından kopmuş olacaktır bana göre…Minik alıntılar yapacağım çünkü neler olduğuna dair minik fikirler vermesini istiyorum.
“…Bilinç bedenindeki etten kemikten bir organ değildir. Bilinç kuantum dünyasında yer alır. Bu sebeple öngörülebilirliği veya tekrarlanabilirliği gözlemlemek son derece güçtür.”
“Tekrarlanan duyusal girdi beyin tarafından o kadar etkili bir şekilde bloklanıyor ki klimanın vınlamasını duymuyor ya da burnunun üzerindeki gözlüğün ağırlığını hissetmiyorsun.”
“…En zeki çözümler daima en basit olanlardır…”
“…Çevrimiçi dünya bulunduğumuz konumdan bağımsız…”
Son Söz:
Bu romanı bir süre sonra tekrar okuyacağım. Herkese de keyifli okumalar dilerim.

