Kitapçıda, arka kapağındaki “…Kuraklık Balou sıradağlarında tüm yıkıcılığıyla baş göstermiştir…” diye başlayan kapak yazısı bu kitabı almaya itti. Neden mi? “…kuraklık…” Son zamanlarda yazarların bu konuyu ele aldıklarını gördüğümde ürperiyorum diye sade bir şekilde anlatmaya çalışayım.
Ancak hep sevdiğim eserleri anlatacak değilim ya bu 100 sayfalık kitabı o kadar zor bitirdim ki…Tamam gerçekçilik temasıyla yazılmış ama bilemiyorum işte bana hitap etmedi ne yazık ki… Sırf mısır fidesinin durumu ne olacak? Kör nasıl davranacak? merakımdan okudum ve bitirdim. Bitişini elbette burada yazmayacağım. Alıntı da yapmak istemiyorum.
Bu yazarın da herhangi bir kitabını okumamıştım ve 2014’te Kafka ödülünü aldığını bildiğimden merak ediyordum da bu kadar pesimist bir metinle karşılaşacağımı bilemiyordum tabii ki…
Yazarını araştırınca, Yan Lianke’nin Çin’de yaşayan, kısa öykü ve denemeleriyle meşhur olan, hicivleri sebebiyle de ülkesinde bazı sıkıntılar yaşayan bir yazar olduğunu görüyoruz.
Günler, Aylar, Yıllar romanının konusu:
Kitabın arka kapağından kısaca yazmak gerekirse:
“Kuraklık, Balou Sıradağları’nda tüm yıkıcılığıyla baş göstermiştir. İnsanlar çareyi evlerini terk edip su ve yiyecek bulabilecekleri yerlere kaçmakta bulurken geride sadece ihtiyar ve kör köpeği kalır… Bu zorluklardan geriye kalan, olağanüstü bir varoluş inadıdır…”
NOT: Bana en ilginç gelen kısmı, ihtiyarın güneş ışığını tartması idi. Daha çok bilimsel olarak ilgimi çekmişti; burada bir metafor vardıysa da sıkıntıdan çözmedim ve de üstünde durmadım şu an yazarken aklıma geldi. Bu da kitaba haksızlık etmemek için belki de sadece bana göre değildi, bir başkasına cazip gelebilir elbette…

