İşte 2026 yılının bir haftasını geride bıraktık bile…Sağlıkla başlayabildiysek ne mutlu bize…Eğer biraz hastalık varsa da umut da var, iyileşecek elbette…
Her yıl yeni kararlar alıyoruz. Yeni manifestler yapıyor ve son yıllarda da yepyeni vision boardlar hazırlıyoruz. Sanki biraz da “…bunları yapmalıyım…” baskısı altında başlıyoruz yeni yıla…Açıkçası ben kendimi şöyle bir gözlemledim, Aralık ayı başında…Baktım ki ajandalarımı hazırlarken bir baskı hissetmiyorum ( Yıllardır onlarla iyi bir bağlantım var çünkü…). Kendimce bazı ritüellerim var; onları da zamana yayarak hazırladığım için onlarla da sorun yok. Fakat dilekleri bir yere yazmak ve vision board hazırlamak nedense bir iç sıkıntısına sebep oluyor, belki de çok alışık olmadığımdan…Bu sebeple kendimi akışa bırakmaya karar verdim. Zamanım olursa yapacak olmazsa da ne zaman canım isterse o zaman yapacaktım. Bu kararı önceden aldığım için de 31 Aralık günü “…ayy bak vision board hazırlayamadım…” demedim kendime. Belli ki zamanı gelmemiş, geldiğinde yaparım diyerek gülümsedim hatta…

⚠️Bu kadar uzun uzadıya neden anlattım? Çünkü dış etkenlerle zaten yeterince kendimizi farkında olduğumuz ya da olmadığımız bir şekilde baskı altına alıyoruz. Peki yeni bir yıla girerken ve yeni kararlar alırken bu kararları şöyle ferah ferah düşünmeye, not almaya hakkımız yok mu? Tabii ki var; bunu kendimize sunabiliriz! (Hem yazdım hem yazdığıma bayıldım ne güzel bir tanımlama oldu “kendimize sunmak”...).
Yeni Yıl Kararlarını Uygulamak Neden Çoğu Zaman Başarısızlığa Uğrar?

Bir yılı bitirirken geriye dönük o yılın muhasebesini yapmaya kalktığımızda nedense başaramadıklarımız başarabildiklerimizden daha çok gözümüze batar. O sebeple farkettiyseniz her yıl sonunda hemen hemen herkes “…bu yıl bitse de yeni sene başlasa…” der durur. Amaç bir önceki eskiyen yıldan kurtulmak yeni yıla yeni kararlar alarak başlamaktır.
O kadar emindir ki herkes bu sefer en iyi kararları aldığına ve sonucu muhakkak bu şekilde değiştirebileceğine…
Oysa alınan yeni kararlar ilk tökezleme de yavaş yavaş “…daha önümde kocaman bir yeni yıl var…” cümlesine ve “…neyse bu seferlik böyle olsun da sonra yeniden gözden geçiririm…” cümlesine dönüşerek bizi Aralık ayına kadar getirir. Arada kazanılan bazı zaferler de pek çok şeyi Aralık ayına kadar görünmez kılar😊
Peki ne yapacağız? Kararlar alıp durmaktan vaz mı geçelim? Karar alma ve uygulama mekanizmamıza güncelleme mi getirelim? Ne de olsa kendimizin, beyin adındaki en organik ve en benzersiz kuantum işlemcili bilgisayarımızın Admin‘i biziz. Yani istersek resetleriz istersek de güncelleme emri veririz.
Burada size de şunu sormak istiyorum: “Beynimizi resetlemek yani sıfırlamak (ya da belki daha doğru bir ifadeyle, kendimizle yeniden anlaşmak) mümkün mü?”

Beynimizi Nasıl Sıfırlayalım ya da Yeni Bir Güncelleme Yapalım?

Bu noktada bir anlaşma yapalım mı? Beynimizi sıfırlamak tanımlaması yerine kendimizle yeniden bir anlaşma yapalım tanımlamasını kullanalım ne dersiniz? Daha samimi ve sıcak olmaz mı?
Bugüne kadar gördük ki 1 Ocak günü uygulamaya alacağımız bazı kararlarımız başarılı olurken bazıları bizi yarı yolda bıraktı yada biz onları😊
Şimdi size hangisi kabul edebileceğiniz bir seçenek olacağını kendinize bırakacağım iki metot anlatacağım ki birbirlerinden de çok büyük farkları yok sadece bakış açısını değiştirmeye yarıyorlar😘
Metot 1:
☯️Kendimizle yeniden bir anlaşma yapmak🤝.
⚠️Burada önemli bir hatırlatma yapmam gerecek ki bu işlem, toptan hayatımızdaki her şeyi yeniden ele almak değildir. Sadece hayatımızda olmasını istediğimiz, yapmayı isteyip de bir türlü yapamadığımız konu ve durumlara alan açacak bir anlaşma hazırlamaktır⚠️.

Bu anlaşma metni şöyle başlayabilirse uygulanabilirliği artacaktır:
“Bu yıl … konularında ilerlemeyi kendime sunmak istiyorum.”
“Kendime sunduğum … konularında ilerleme kaydedebileceğime de eminim ve başardım bile…”
İşte bu cümlelerdeki boşlukları kendinize göre doldurabilirsiniz. Örnek vermemi isterseniz, ben 2026 yılı içinde kendime sağlık, maneviyat, aile, komşu ve arkadaşlık ilişkileri, bahçem, hobilerim, rutinlerim ve zihinsel aktivitelerim konularında ilerlemeyi kendime sunuyorum.
Biraz açacak olursam sağlık için, su içmeye dikkat edeceğim, her güne hafif bir egzersizle başlayacağım…Maneviyat için, hayatını kaybeden atalarımı ve onlarla olan anılarımı tazeleyip, dualarıma daha fazla zaman ayıracağım…Aile, komşu ve arkadaşlık ilişkileri için, şükredici ve destekleyici davranışları artırıp sınırları korumaya da zaman ayırıp özen göstereceğim, bahçem için, her mevsimin ve getirdiklerinin keyfini hiç bir şey düşünmeden çıkaracağım, hobilerim için, başlayıp da bitiremediklerim için gereğinden fazla mızırdanmak yerine yıllardır sürdürdüklerime sahip çıkacağım, rutinlerim için, sezonsal rutinlerime dikkat edip uygulama konusunda titiz davranacağım (olmasa da olur demeyeceğim!), zihinsel aktivitelerim için, ajandalarımı düzenli tutmaya, günlük yazmaya ve ekran süresini daha da azaltmaya çalışacağım.
Elbette ki içeriklerini daha artırıyor ve detaylandırıyorum kendime göre…Siz de yaşantınıza ve önceliklerinize göre içeriklerinde oynayabilir hatta bana yazarak farklı fikirler de verebilirsiniz😘
Metot 2:
☯️ Yeni Bir Güncelleme Yapmak⚙️

Belki de geçtiğimiz yıllardaki alınan kararların uygulanmasında pek çok şeyden mutlu kaldınız. Sadece daha iyisi olabilir mi? diye düşünüyorsunuz… O hâlde, kendinize “zamanımı ve eenerjimi en efektif şekilde nasıl kullanabilirim?, hangi davranışı daha az ya da daha çok yaparsam beni daha mutlu eder?, sınırlarımda nasıl bir değişiklik yapmalıyım?” gibi soruları sorup cevaplayarak geçen yılın daha iyi versiyonunu yaşayabilirsiniz.
Kendimize karşı nazik, anlayışlı ve şefkatli olalım…

İşte 2026 yılının Ocak ayının birinci haftasını geride bırakıyoruz. Tıpkı yemekten sonra masayı toplamak, artan yiyecekleri koşullarına uygun muhafaza etmek ve kirlenen eşyaları temizlemek gibi beynimizdeki günümüzü nasıl geçirdiğimize dair ufak geri dönüşleri kendimize belirtip faydalı içerikleri uygun koşullarda saklayıp artık faydasını yitirenleri de yani beklentileri, zararı dokunabilecek alışkanlıkları, düşünceleri, bizi geriye doğru, negatife doğru çekenleri de temizleyelim gitsin. Bu mini temizlikler sayesinde öz şefkatimiz artacak kendimize karşı daha nazik ve anlayışlı olabileceğiz. Bu kelebek etkisi de yaratacak ve ilişkilerimize de yansıyacaktır.
Ne dersiniz, bu kadar yazdıklarımı okuduktan sonra sizin için de yeni yıla daha sakin ve yavaş başlamak mümkün müdür?
NOT:
Neden bu yazı dizisini Çarşamba günleri yayınlıyorum?
☕️ Belki de slow life dediğimiz şey sadece unutulmuş bir hatırlayıştır. Bu sebepten ben de her Çarşamba kendime de hatırlatıyorum:
☕️ Hayat aceleyle değil, ritmiyle güzel.
Çünkü Çarşamba, haftanın tam ortasında durup nasıl başladığımızı, nasıl ilerlediğimizi ve haftayı nasıl tamamlamak istediğimizi fark etme günü. 🌿☃️



