Serbest Konulu Yazılarım - Yaşam

Yavaş ve sakin geçen Şubat ayını da ortaladık…

Yavaş yaşam (slow life) anlayışını benimsemek kesinlikle işleri boş vermek, baştan savmak değildir. Aksine her işi hakkını vererek yapmak demektir.

Slow life anlayışını benimsemek için hayatın içinde ” …bir dakika bir dakika ben ne yapıyorum?…” sorusunu zamanında kendine sorabilmek demektir.

Slow life anlayışını benimsemek için bir trajedi olmasını beklemek gerekmemektedir. Aksine slow life yaklaşımı benimsendiğinde hayatın içinde yapılan her işi severek ve anlayarak yaptığımız için işlerin sonu çoğu kez keyfe çıkar.

Durum bu…Yavaş ve sakin geçen bir kış mevsiminin umarım hakkını verebilmişizdir. Bakarsak Şubat ayı içinde de ilerliyor, bu senenin sevgililer gününü de arkamızda bırakıyor ve birinci cemrenin havaya düşmesine birkaç gün kaldığını görüyoruz.


Cemre’nin ne olduğunu anlattığım yazımı buradan okuyabilirsiniz.


Bu hafta kendimizi nasıl yavaşlatabiliriz?

Öncelikle “…şunu yapmalıyım, bunu yapmalıyım, tüh bugün neden şuna zaman ayırmadım?…” gibi gibi sorularla kendimizi bunaltmadan rutin işlerimizi sürdürmek esas hedefimiz olmalıdır.


Sonraysa gelin bu hafta neler yapabileceğimize dair örneklerime bir göz atalım:

1.Yağmur, rüzgâr, güneş farketmeksizin en az on dakikalık bilinçli yürüyüşe çıkalım.

2.Yürüyüşlerimiz esnasında ağaçların dallarına, yol kenarlarına dikkatle bakalım.

3.Ağaç dallarındaki gözlerden nasıl yaprak şişkinlikleri oluşmaya başladığını, yol kenarlarında bahara ait otların ve çiçek tomurcuklarının oluşmaya başladığını görüp kendimizce sevinelim ve bunu bitkiye de gösterelim:)

4.Evcil hayvanların ya da sokak hayvanlarının mevsime özgü davranışlarının farkına varalım ve doğada gerçekleşen bu değişimlere olan hayranlığımız hakkında iç sesimizle konuşalım:)

5.Kuşların sabah ötüşlerinin nasıl da değiştiğini duymaya çalışalım.

6.Balkonda ya da bahçede her gün en az dört sayfa kitap okumaya gayret edelim.

7.Okuduğumuz kitaplardan en az bir cümleyi ajandamıza not etmeye çalışalım.

8.Kendimiz dikmemişsek bile yerel bir satıcıdan sümbül, nergis gibi bir bahar çiçeği alıp evimizi dolduruveren kokusundan derin bir nefesi içimize çekelim.

9.Ayın 20’sinde baharın müjdeleyicilerinden biri olan Cemre‘nin birincisi havaya düşecek. O gün dış mekân sıcaklığı henüz uygun olmasa bile iç mekânda bir tohum ekelim.

10. Cemrenin düştüğü gün mümkünse mayalı bir çörek pişirip komşumuza, arkadaşlarımıza da ikram edelim.

11.Cemrenin düştüğü gün güzel bir yeşillik salatası da yapıp çöreklerimizle, yemeklerimizle beraber ailemizle şifa niyetine, neşeyle yiyelim.

12.Bu sene Ramazan ayı da cemre günlerinde başlıyor. Oruç tutuyorsak şükrümüze şükürler ekleyebilir, orucu sadece aç susuz olarak iftarı beklemek olarak görmeyip o saatlerin farkında olup, şükretmek için ne kadar kıymetli zamanlar olduğunun idrakında olabiliriz.

13.Bitki budaması yapacaksak budadığımız dal ve yapraklara şimdiye kadar bize sağladıklarıyarayış ve keyif için teşekkür edersek belki bitkimiz de daha mutlu olur:)

14.Balkondaki saksılarımıza ya da bahçemize bu sene yeni bir tür çiçek ekelim ve onu anlayıp öğrenmeye çalışalım.

15.Bir JOMO ânı yaşayalım ve bunu günlüğümüze not edelim:)

FOMO ve JOMOdan bahsettiğim yazımı buradan okuyabilirsiniz.


Neden bu yazı dizisini Çarşamba günleri yayınlıyorum?

☕️ Belki de slow life dediğimiz şey sadece unutulmuş bir hatırlayıştır. Bu sebepten ben de her Çarşamba kendime de hatırlatıyorum:

☕️ Hayat aceleyle değil, ritmiyle güzel.
Çünkü Çarşamba, haftanın tam ortasında durup nasıl başladığımızı, nasıl ilerlediğimizi ve haftayı nasıl tamamlamak istediğimizi fark etme günü. 🌿🌧️

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir