Bir insanın hayatındaki belirsizlikler, o insanın beyni için de en büyük tehdittir.
Belirsizlik bir ne olacağını bilememe halidir, kontrolün elinde olmadığı ya da kaybedilebileceği hissiyatını vererek stress unsurlarını arttırır. Bu sebeple de nörobilimciler, burada belirsizliğin karşısına rutinleri yerleştirir ve rutinlerin hayatımız için önemli olduğundan bahsederler.
Hayatın olağan akışında ise rutinler her bozulmak içindir. Evet çok iddialı olduğunun farkındayım ama şöyle bir iki gününüzü düşünürseniz küçük ya da büyük değişimlerle günlük rutinlerinizde farklılıklar olduğunu görürsünüz. “Ben her gün saat 11’de bir fincan Türk kahvesi içerim” gibi bir rutininiz varsa çok çeşitli şekillerde değişikliklerle bu rutininiz yerine getirebilirsiniz: Bir gün yalnız, bir gün birkaç kişiyle, bir gün 11’de bir gün 11.30’da ya da bir gün içemeyerek…
Bir başka örnek de hemen hemen herkesin şikâyetçi olduğu bir rutin: “Sabah işe gidiyor akşam eve dönüyorum.” rutinidir ki bence bir insanın sahip olacağı şanslardan biridir bu rutin… Bunu söyleyen kişilerin hayatına bakacak olursak da aslında bu kadar ritmik değildir günleri…Mutlaka gün içinde bir çok değişkenlik yaşıyordur ama bir olumsuz duyguya saplanmış ya da takılmış olarak diğer duyguları görmezden geliyordur, bu cümleyi söyleyerek… Ve insan olumsuz olaylar sebebiyle rutini bozulduğunda anlar esas kıymetini…
Hayatın akışında da çok fazla değişken olduğundan o rutin illa bozulur.
Slow life tarzını içselleştirebilmişsek zaten günlük rutinlerimizin içine bazı alan açma faaliyetlerimizi de ekleyebiliyoruz hayatımıza…
Ancak bu alan açma işi o kadar hoşumuza gidiyor ki bazen çok fazla alan açabiliyoruz. Bu durumda da günü bir krizi çözmeye çalışarak bitirebiliyoruz😊 Buna dikkat etmek gerekir. Dengeyi bulmak hayat kalitemiz için oldukça önemlidir.
O hâlde gelin bu hafta neler yapabiliriz bir bakalım:
1.İşe gitmek için hızla yürürken o nefis leylak kokusunu duyunca geriye doğru on onbeş adım atıp leylak kokusunu araştıralım ve bu arada kokuyu iyice içimize çekelim.
2.O leylak kokusunun bizi nerelere götürdüğünü düşünelim ve yüzümüzdeki gülümsemenin farkına varalım.
3.Çevrenizde varsa ya da olduğu yeri biliyorsanız biraz da mor salkımları seyredip koklayın.
4.Saksıya ya da bahçeye bir çiçek tohumu ekin.
5. Kısa bir yürüyüşe çıkın ve bu sırada güneş ışınlarının ağaç dalları arasından süzülüşünü inceleyin.
6.Yürüyüş sırasında güneş ışınlarının bir ağacın yapraklarını nasıl şeffaf bir parlaklığa getirdiğini ve bunun güzelliğini inceleyin.
7.Bahçenize gelen tüm canlıların besin kaynağı bulmasına yardım edin.
8.Balkonunuza gelen bir kuş varsa bugün ona minik bir meyve tabağı hazırlayın.
9.Gün içinde mutlaka en az on sayfa sevdiğiniz bir kitabı okuyun.
10.Bir dosta, arkadaşa, herhangi bir insana selam vermeden gününüzü tamamlamayın.
11. Akşam yatmadan öce başucunuzda bir mum yakın ve günlüğünüze o gün sizi etkileyen anları not alın.
12.Yurt içinde ya da dışında gitmek istediğiniz yerler ve kültürleri hakkında araştırma yapın.
13.Şehir içinde de olsa yaptığınız tüm geziler hakkında kısa kısa notlar alabilecğiniz bir ajanda tutun.
14.Gününüzü sevdiklerinizden en az birine sevginizi ifade etmeden uyumayın 🙂


