Serbest Konulu Yazılarım - Yaşam

Yaşadığın ânın kıymetini bilmek o kadar da kolay değil, değil mi?

Temmuz ayı çok güzel bir aydır. Haziran yazı müjdeleyip Ağustos yaz mevsiminin son ayı olurken Temmuz tam yaz ayıdır.


İnsanın yaşadığı ânın kıymetini bilmeyi en çok istediği ama bazen de en zor yapabildiği bir aydır aynı zamanda. Çünkü maalesef kötü bir alışkanlığımız var: “Madem bu kadar yazın kalbi olan bir aydayız dolu dolu geçirelim…” tarzı bir cümleyle çoğu zaman hiçbir şey yapmadan geçen zaman… Daha önceki yazılarımda da okumuşsunuzdur, insan bir şeyin içini ne kadar doldurmaya çalışırsa o kadar dolduramaz. O halde bırakalım da bu Temmuz ayında ânın kıymetini bilerek yaşayalım. Bundan mutluluk duyalım. Şartlı cümleleri bir kenara bırakalım: “…şöyle olsaydı daha iyi olurdu…böyle olsaydı daha iyi olurdu…şu şöyle daha güzel olurdu…bu böyle daha güzel olurdu…keşke başka bir dilek dileseymişim…” Neden elimize geçenin o anda tadını çıkarmak yerine olmayana hayıflanıyoruz ki?


“Temmuz ayı” na geri dönersek:) sabah kahvesi dışarıda içilir, kahvaltı dışarıda yapılır, akşam yemeği hava kararana kadar uzar ve tabii ki dışarıda yenir. Eş dost, arkadaşlarla çaylar dışarıda içilir, yürüyüş dışarıda yapılır. Mümkünse denize, havuza gidilir, dondurmalar yenir. Kitap ille de bir ağacın altında, denizin kenarında, havuzun yanıbaşındaki şezlongda okunur.


Ben henüz deniz kenarına inemedim amma ağaç altı, su kenarı, tren penceresi önü gibi nereyi gözüme kestirirsem orada okumaya devam. O kadar güzel romanlar var ki benim okuma hızım yetişmiyor maalesef. Matt Haig’in Gece Yarısı Trenini okuyorum ve yine efsane yazmış…Kocamın Karısı sırada, Ulysses’i sipariş ettim ve daha neler neler :))


Pekii Temmuz’un bu ikinci haftasında kendimize zamanı yavaşlatmak, zamanımızın içinde kendimize alan açıp olanın bitenin farkına varmak için bize neler ilham olabilir bir bakalım mı?

1. Açık havada en az on dakika kitap okumak için kendimizi proglayalım.

2.Yaşadığımız yerde de yeni yerler keşfedelim.

3.Kuşların, kedilerin, kelebeklerin, arıların su içmelerine olanak tanıyan düzenekler hazırlayalım.

4.Eski bir hobimizi yeniden ele alalım ve açık havada bunu yapabilmek için zaman ayıralım.

5.Sevdiklerimizle açık havada zaman geçirebilmek için en az bir saatlik zaman dilimi açalım.

6.Yeni bir çiçek ya da sebze fidesi dikelim.

7.Saksı bitkilerimize haftada bir bakım yapmak için gereken zamanı kollayalım.

8.Gördüğümüz bir kelebeğin davranışlarını izleyelim.

9.Her sabah gökyüzüne bakıp isteklerimizi kendi içimizde seslendirelim.

10.Her gece gökyüzündeki yıldızları seyretmeye en az beş dakikamızı ayıralım.

11.Yaz meyvelerini yerken sadece meyvenin tadını, neler hissettirdiğini düşünerek yiyelim.

12.Yaz meyvelerinden dondurma ve içecekler hazırlayalım.

13.Aniden karşımıza çıkan bir kır çiçeğini durup seyredelim ve mini bir araştırma yapıp adını öğrenelim.

14.Duyduğumuz bir kuş sesini dinlemek için zaman ayıralım ve karşılıklı ötüşüyorlarsa ne diyor olabilecekleri üzerine eğlenceli fikirler üretelim.

15.Günlüğümüze ya da bahçe ajandamıza duyduğumuz sesler, gördüğümüz bitkilerle ilgili notlar alalım.

16.Bir arkadaşımızı arayıp halini hatırını soralım.

17.Uzun süredir görmediğimiz bir akrabamıza en az yarım saatlik bir ziyaret planlayalım.

18.Bir akşam yemeğine yazların vaz geçilmez lezzeti olan karışık kızartma yapalım ve yoğurtla servis edip eskileri yâd edelim.

19.Bir yaz tatlısı yapıp komşumuza kahve içmeye gidelim.

20.En sevdiğimiz yaz yemeklerini bir liste halinde yazalım ve haftada iki gün ailemize bu listeden lezzetler pişirelim.

21.Yaz meyve ve sebzelerinden kışın bu sıcak, güzel günleri bize anımsatsın diyecek kadarını donduralım, kurutalım, turşu, reçel yapalım.

22.Penceremizin önünde bir salata sebzesi ya da baharatı yetiştirelim.

23.Gelecek yazdaki kendimize bir mektup yazalım. 2027 Temmuz ayında da bu mektubu okuyacak şekilde kendimize alarm kuralım. Bakalım bize ne hissettirecek?

24.Uzakta yaşayan çocuğumuz/çocuklarımız varsa bir kartpostal gönderelim.

25.Sevdiğiniz bir arkadaşınızla bir konu hakkında olumlu fikir alışverişlerinde bulunalım.

26. Çocukluk arkadaşlarınızla aynı yerde olma şansına sahipseniz onlarla geçmişten geleceğe dair tatlı bir sohbet yapmaya zaman ayıralım.

27.Dalından bir meyve koparıp yiyin ve ağacına teşekkür edelim. İçinizin nasıl bir sevgiyle kaplandığına ve etkisinin uzun süre içinizde yer kapladığına hayret edeceksiniz.

28.Açık havada etrafımızı seyretmek üzere bir yürüyüşe çıkalım. Mümkünse her mevsimde yürüdüğümüz bir rota olsun. baktığımız yönde bulunan her şeyin diğer mevsimde nasıl göründüklerini gözümüzün önüne getirerek ilerlediğimiz bir yürüyüş harika hissettirecektir.

29.Bulunduğumuz yerdeki bir pazara gidip mevsimsel değişiklikleri orada da gözlemleyelim.

30.Bir ağaca, onun da bir canlı olduğunu düşünerek su verelim ve kökleriyle suyu nasıl en uçtaki yaprağa ulaştırdığını seyre dalalım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir