Serbest Konulu Yazılarım

Yavaş yaşam felsefesine sahip olmak bir vaz geçiş midir?

Hızlı olmak, telaş yapmak ya da bir günün içine telaşlı hareketlerle çok iş sığdırmak öğrenilmiş bir davranış şekli esasında…Bu insana ya çocuklukta aile içinde ya okulda öğretmenlerce ya da her ikisi tarafından yüklenir genellikle…Peki gerçekte öyle midir?

Aslında pek çok insanın adından dolayı uzak durduğu ( bir zamanlar ben de evet…) bu hayat felsefesi hakkıyla uygulandığı zaman görülecektir ki gerçekten verimli kullanılan bir zaman bloğu her işinizi en güzel şekliyle yapıp bitirmenizi sağlar. Burada akılda tutulması gereken nokta şudur: Kendi tanımlamam olan Zaman Bloğu… Diyeceğim o ki yapılacak işler bütününüzü bazen bir gün içinde bitiremeyebilirsiniz ama geriye dönüp baktığınızda toplam miktardaki işinizi bitirme sürenizle yavaş yaşam felsefesini benimsediğinizde yani bugün toplam işinizi bitirme sürenizi kıyaslarsanız bugün daha da kısa süre tuttuğunu görürsünüz.

Telaşlı olmak, hızlı hızlı yapmak, oflayıp puflamak totalde insanı mutsuz eden hareketler bütünüdür çoğunlukla…Üstüne hata yapmaya çok yer açar. Dinlenme anınızda bile dinlenemez sürekli yapmanız gereken ve yapmak istediğiniz şeyleri düşünür adeta bir suçluluk duygusu içine düşer daha da hızlı ve fevri davranır üstelik de çevrenizdekileri de zaman zaman kırarsınız.

Oysa slow life size günlük rutinlerinizin içinde bazı isteklerinize alan açma davranışı kazandıracak, bu sizi mutlu edip serotonin hormonlarının daha çok salgılanmasına sebep olacak ve yaptığınız işi daha dikkatli, daha verimli yapar hale getirecektir. Dolayısıyla yavaş yaşam felsefesine sahip olmak zannedilenin aksine bir vaz geçiş değil aksine pek çok şeye başlangıç yapmaktır.

Madem ki rutinlerimizin içinde alan açmamız bizim için iyi olacak o halde bir bakalım neler yapabiliriz? herkes kendi yaşantısı içinde bu örnekleri bambaşka maddelerle yer değiştirebilir elbet, paylaşıldığında bu da hoşuma gidiyor doğrusu…Benim örneklerim benim aklıma gelenler ve elbette hepsini uygulayamıyorum ancak yazılı halini görmek benim için itici kuvvet oluyor.

1. Sabah uyanır uyanmaz ilk otuz dakika kesinlikle dijital ekrana bakmadan gün içinde yapacağınız iş olmayan en üç maddeyi düşünelim. Örneğin, “…gün ortasında bir arkadaşımla kahve içip sohbet edeceğim…” , “…çiçekçiye uğrayıp yeni gelen fideler var mı bakacağım…” , “…kitapçıya uğrayıp bir şiir kitabı satın alacağım…” şeklinde düşünceler. Yapılan bir araştırmada, Japonlar, uzun ve mutlu bir yaşamın sırrının güne bu şekilde başlamak olduğunu bulmuşlar.

2. Kişisel bakımımızı yaparken bu bakımı yapabilecek durumda olduğumuz için şükredelim ve aynada kendimize gülümseyelim.

3. Penceremizi açıp kafamızı dışarı çıkarıp yeni yıkadığımız yüzümüze serin bir esintinin değmesini sağlayalım; yakıcı bir güneş de olabilir. Kendinle barışıksan değdiğini göreceksin.

4. Mümkünse ilk içeceğiniz olan çay, kahve ya da bitki çayınızı sessiz sakin bir şekilde pencerede, balkonda, bahçede içerek sadece düşünün.

5. İşe giderken yol üstündeki ağaçları, çiçekleri, uçan kuşları inceleyin. Her yıl aynı yerdeki ağaç aynı şekilde çiçek açmış mı bir bakın…

6. Sevdiğiniz bir insan ile gün ortasında bir yemek yemek ya da kahve içmek için anlaşın. Öğlen olsun bir bakarız demeyin!

7. Öğlen işe başlamadan önce de akşam çıkarken neler yapacağınızı otuz saniye düşünün ve gözden geçirin.

8. Akşam sofranızı hazırlarken bir şeyi hiç yapmadığınız şekilde yapın. Bu bir yemek olur, salata olur, sunumu farklı bir yoğurt olur, bir şey işte…

9. Dijital ekranlar olmadan, mum ışığında bir akşam geçirmeye niyet edin. gerçekleşmezse üzülmek yerine gerçekleştirmek için neler yapabilirsiniz onları düşünün ve hatta not edin ajandanıza…

10. Bugün sizi memnun eden üç şeyi günlüğünüze yazın.

11. Bugün günlüğünüze her zamankinden en az beş satır daha fazla yazmaya niyet edin.

12. Şartlar mevcut olduğunda ilk hangi ülkeyi gezmeyi istediğinizi düşünün ve araştırmalara başlayın.

13. Tekrar gitmek istediğiniz şehre ya da ülkeye neden tekrar gitmek istediğinizi sorgulayın ve bu duyguyu günlüğünüze not edin.

14. Eskiden uğraştığınız bir hobinizi canlandırmak için her gün beş dakikanızı bu hobinizi neden canlandırmak istediğinizi düşünmeye ayırın. Gerçekten isteyip istemediğinizi tarttıktan sonra işe koyulabilirsiniz.

15. El sanatlarıyla ilgili bir hobi yapıyorsanız elde ettiğiniz ürünleri ne yapacağınızı da önceden planlamaya çalışın ki evde oluşabilecek dağınıklığı önceden düzenleme yollarını da düşünmüş olursunuz.

16. Bir Japon öğretisi okumuştum: Ichıgo Ichie. Diyor ki, sürekli bir sonraki âna yetişmeye çalışmamalı. Hayat gelecekte bir yerde saklı değil, şu anda avucumuzdan akıp gitmekte! Sadece bir defa ve tam şu anda…Şu an aldığımız nefes, içtiğiğimiz kahve, baktığımız gökyüzüi kokladığımız çiçek, gülümsediğimiz insanlar sadece şu an aynı…Her an yeni yaşanıyor ve bitiyor…Burayı okuduğunda yazının başındaki sen ile şu anki sen bile aynı değil! Bilmem anlatabiliyor muyum?

17. Sürekli ekran kaydırarak beynimizi çürümeye mahkûm edemeyiz değil mi? Baktınız ki boş zamanınızda ekran kaydırıyorsunuz ve bunu hissettiniz hemen bırakın ve ayağa kalkın; mutlaka daha iyi bir şey yaparsınız…

18. Yatmadan önce de ya sevdiğiniz bir şiiri okuyun ya da sevdiğiniz bir şarkıyı dinleyin, uyku kalitenizin arttığını göreceksiniz…

19. Bir kişisel bakım ritüeli oluşturup uygulayıp öyle uykuya gidin. Farkı farkedeceksiniz;)

20. Kendinize ve ailenize haberlerden uzak birkaç saat armağan edin ve mümkünse doğanın içinde olun. Ömrünüze ömür katıldığını hissedeceksiniz.

One comment on “Yavaş yaşam felsefesine sahip olmak bir vaz geçiş midir?

  1. Yazılarıma yaptığınız değerli yorumlar için çok teşekkür ediyorum. Ana ekranda neden görünmediğini bilemiyorum. Teknik bir konu olduğundan gelecekte çözebileceğime inanıyor herkese mutlu, huzurlu günler diliyorum💐

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir