Okunuşu, yolabokaflod gibi bu sözcüğün…İzlandaca bir kelime…İzlanda Atlas okyanusunun kuzeyinde, Büyük Britanya ve İskandinavya’nın kuzeybatısında yer alan bir ada ülkesi…Bu ülkede her yıl yapılan ve yılbaşı geleneklerinin içinde çok önemli bir yere sahip olan bir ritüel var ve adı Jólabókaflód…Türkçeye çevrildiğinde “…noel seli, çikolata eşliğinde kitap bombardımanı…” gibi bir çeviri ile karşılaşıyoruz. Bu sözcüğün ne demek istediğini, anlamını “…sessiz bir gecenin içinden sıcacık, huzurlu bir ortam çıkarmak ve yeni yıla kelimelerin büyülü dünyasında, hikâyeler eşliğinde girmek…” şeklinde ifade edebilirim.
İzlanda’da yeni yıl zamanı okumak için kendine kitap almak kadar yeni yıl hediyesi olarak kitap seçmek de çok mühimmiş. Sakin ve sıcacık akşamlarda kitap okumak için benim “Sakin ve sıcak yaşanacak kış akşamları…” yazımdaki gibi ortam hazırlanır, evin ışığı çok parlak olmayacak şekilde ayarlanır ve çikolata da paketinden çıkarılıp yavaş yavaş hem kitabın hem çikolatanın tadına varılırmış…
Aile bireyleri ya da arkadaşlarla paylaşılacak bu ortamın sıcaklığının tüm seneyi kapsayacağına, bağları kuvvetlendireceğine inanılırmış…O kadar iç ısıtan bir düşünce tarzı ki keşke pek çok insan tarafından benimsense…İlla yılbaşı akşamı olmasına da gerek yok Aralık ayı içerisinde uygulansa bile yeter…
Evet itiraf zamanı…Ben de tüm okul yıllarım boyunca evet evet ilkokul yıllarımdan üniversiteyi bitirinceye kadar her yılbaşı gecesi, yani 31 Aralık gecesi, saat 23:59 da bir ders kitabımı ve defterimi açıp okumaya başlardım; yeni yıla o şekilde girip tüm sene derslerime çok çalışıp başarılı olayım ve tüm yıl boyunca bol bol kitap okuyabileyim diye…Sonraki yıllarımda da genellikle yakınımlarımda kitap, defter, ajanda ve kalem bulundurmaya özen gösterdim.
Ritüeller, hayatın içinde küçük küçük konfor alanları bana göre…Yıllar içinde kendi kültürün içinde uygulanan ve uygulamayı benimsediklerine son yıllarda sosyal medyada görüp beğenip benimsediğin ritüelleri de ekleyebiliyorsun. Kendini bağnaz bir şekilde kaptırmadığın sürece sorun yok bence; dediğim gibi küçük küçük konfor alanlarına yenilerini eklemiş oluyorsun ki faydalı yönleri çok fazla…
Konu kitap okumak olduğu için diğer ritüellere burada değinmeyeceğim ama başka bir yazıda yazmak da aklıma düştü pek tabii ki…
Benim ilkokul, ortaokul yıllarımda aile bireylerinin ve arkadaşların doğumgünü etkinliklerinde hediye olarak kitap almak, o kitabı süslü bir şekilde paketlemek ve yazılan bir küçük notla beraber hediye etmek oldukça önemliydi. Bu şekilde kitap hediye eden de alan da çok mutlu olurdu. Sonra o kitaplar değiş tokuş yapılırdı. Peki sonra ne oldu da lise ve üniversite yıllarına geçildiğinde, toplumda nasıl bir değişim dönüşüm yaşanmaya başladı ki kitap hediye eden de alıp sevinen de “sıkıcı” insan tipi oluverdi. Hele hele son yıllarda “…hımmm neden o yazarın kitabını almış? hımmm neden o kitabı okuyormuş? hımmm neden bana kitap almış?…” gibi o kadar anlamsız, manasız, ötekileştiren sorular açık ya da gizli sorulmaya başlandı ki kimse kimseye kitap hediye etmez oldu.
Umarım İzlanda’da sürüp gitmekte olan bu gelenek bizlere de yeniden dönüş yapar…



