Mevsimin değişimine göre zevklerin, duygusal geçişlerin fotoğraflanmasına anlatılmasına bayılıyorum. Bazıları incelikle, abartmadan, doğal hayatın içinden harika bir şekilde aktarılıyor. Biz de bulunduğumuz yerden tüm dünyada bu duyguların nasıl yaşandığını görmüş oluyoruz. Benzer duygularda buluşmak tüm dünya ile bağımızı artırıyor adeta…
Küçük bir çocukken, ilkokulda, hayat bilgisi dersinde öğretmen “…Kuzey yarımkürede ilkbahar yaşanırken Güney yarımkürede sonbahar yaşanıyor çocuklar…” dediğinde bu durum bana hep olağanüstü gelirdi 🙂
İlerleyen yaşımızda seyahat ederken gördüklerimiz, yaşadıklarımız, okuduklarımız ve sosyal medya hatta görsel açıdan daha çok sosyal medya sayesinde teorik bilgilerimizin pratikteki hâlini görmeye başladık. Teorik olarak okunanlar daha anlamlı hâle gelmeye başladı.
(Aslında burada konu o kadar çok dala ayrılıyor ki bu konudan elli yazı konusu çıkacağını hesapladım şimdi…)
Fakat ben başlığa uygun devam etmek istiyorum. O hâlde buyrun:)
Görmediğimiz ve bizim için belirsiz olan durumlar bizi olağanüstü tedbir almaya iter çoğu zaman. Önümüzde bilinmeyen durumlar vardır ve o durumların sonunda da ne olacağı belli değildir, henüz yaşanmamıştır…Tıpkı eskiden “…sonbahar geldi, ardı kış; dış dünyadan taze sebze, meyve akışı olmayacak. Kış her zamanki zamanında bitecek mi bu sene de belli değil…Hayatta kalmamız için tedbirli davranmalı, önlemler almalı, besin stoklamalıyız…” düşüncelerinin insanlıkta hâkim olması gibi…İletişimin sadece görülebile çerçevede kalması sebebiyle…
Hava durumu açısından bakarsak, geçmişte şimşek çakmasının tanrının gazabı mı acaba diye düşünüldüğü zamanlardan bugünkü meteorolojinin üç, beş, on günlük, bir aylık, üç aylık gibi tahminler yürütebildiği, bölgede yaşanabilecek fırtına, sel, dolu, don gibi olaylara karşı uyarılarda bulunduğu zamanlara geldik.
Besinler açısından bakarsak, bir çalışmaya göre insanoğlunun yiyeceğe en bol ulaşabildiği dönemdeymişiz. Mevsiminde olsun olmasın, coğrafyanızda yetişsin yetişmesin her tür sebze, meyve ve diğer besinler satış noktalarında yerlerini alıyor.
Hiçbir zaman mevsiminde olmayan sebze ve meyveleri tüketmeyi sevmedim. Çocuklarıma da “…mevsimi değil diyorsun ama markette, pazarda var…” dediklerinde onları tüketmenin çok da doğru olmadığını anlatmaya çalışıyordum. Bugün bunu destekleyen çokça makaleler var…Canım bir de insanın gönlü var öyle değil mi?
Her mevsimin ayrı bir güzelliği ayrı ayrı lezzetleri var. Her mevsimde o mevsime uygun beslenirsek vücudumuz da zihnimiz de bize daha faydalı olur. Kış mevsiminde yediğimiz ıspanak, kereviz, brokoli, lahana gibi sebzeler yaz mevsiminde yediğimiz kabak, fasulye, patlıcan, domates, biber gibi sebzeler mevsiminde ne kadar da güzel ve lezizler…
Seyahat ettiğimde oradan aldığım bir tadımlığı, evime dönüp seyahatte geçirdiğim güzel günleri anarken tükettiğimde seyahatteyken ki rahatlık, mutluluk hissini çağrıştırıp bir dinlenme ânı sağlıyor. Bunun için küçük bir ya da bir kaç ürün yeterli değil mi? Birkaç kilo alıp getirmiyoruz, adı üstünde tadımlık…
Tıpkı o duyguya benzer şekilde yazdan kalma domateslerimizi, meyvelerimizi kışa taşıdığımızda hem kışın sınırlı olan imkânlarını genişletiyor hem de yazın onlarla yaşadığımız sıcak, neşeli anları masamıza taşıyoruz. Beslenmemizi desteklediği gibi yazın o güzelim günlerini, lezzetlerini, hatıralarını masamıza taşıyorlar.
Bu durumda aile bireylerimizin sayısını gözeterek, kış mevsiminde erişebileceğimiz besin kaynaklarını hesaba katarak, abartmadan da domateslerimizi konserveleyebilir, mini kavanozlara reçellerimizi yapabilir, turşularımızı kurabilir, donduracaklarımızı dondurup kurutacaklarımızı kurutabiliriz. Böylelikle hem tüketmesi yerli yerinde olur hem de hazırlık aşamasında daha neşeli ve etrafa sıkıntı vermeden işler tamamlanmış olur.
Tüm bunları yapmak da aslında zaman içinde zaman açmak değil mi?
Başka neler yapabiliriz bu mevsim geçişinde bir bakalım:
1.Evimizin dekorasyonunda genel bir değişikliğe gidebildiğimiz gibi sadece bir köşeyi değiştirebiliriz.
2. Kendi elişilerimizden balkabakları, yapraklar hazırlayabilir, kapılarımıza ya da ağaçlarımızın dallarına çemberler hazırlayabiliriz.
3.Dekoratif ledlerle balkonumuzu, verandamızı, oda duvarlarımızı süsleyebiliriz.
4.Kırlent kılıflarımızı yenileyebiliriz.
5.Tarçınlı, zencefilli, cevizli kek yapabiliriz.
6.Elmalı, balkabaklı, armutlu tartlar pişirebiliriz.
7.Mevsimin sebzeleri ile sebze çorbası pişirebiliriz.
8.Geleneksel aile yemeklerinden pişirebiliriz.
9.Yaptığımız kek, tart, çorba gibi yiyeceklerimizi arkadaşlarımızla, komşularımızla paylaşabiliriz.
10.Okula giden çocuklar gördüğümüzde “…günaydın, iyi dersler…” diyebilir hiç olmazsa gülümseyebiliriz.
11.Her sabah ya da her akşam yürüyüş yapmaya zaman ayırabiliriz (hiç değilse 10 dk).
12.Mevsim değişikliğinde yaşadığımız duyguları not edebiliriz.
13.Her gün dökülen yaprakların altında, yanında bir yerde en az 10 dk. kitap okuyabiliriz.
14.Haftada bir gün dökülen yaprakların altında ya da yanında bir şiir okuyabiliriz.
15.Her gün hiç olmazsa haftada üç gün günlüğümüze geçmişten bu yana bu mevsimde yaşadığımız güzel hatıralardan notlar yazabiliriz.
16.Sonbahar saksıları hazırlayabilir, içine krizantemler ve mini balkabakları ekleyebiliriz.
17.Evimizde bir battaniye köşesi hazırlayabilir, kışa yakışan elmalı-tarçınlı mumlarla süsleyebiliriz.
18.Örgü ipleriyle ister şiş ister tığ kullanarak istediğimiz bir örgüye başlayabiliriz.
19.Elimize sıcak bir içeceğimizi alıp sadece dökülen yaprakları seyredebiliriz.
20.Kendimizde hoşumuza gitmeyen üç şeyi tespit etme çalışması yapabiliriz.
21.Kendimizde bırakmak istediğimiz üç şeyi bu sonbaharda bırakabiliriz.
22.Kendimizde iyileştirmek istediğimiz üç şeyi tespit etme çalışması yapabiliriz.
23.Kendimizde iyileştirmek istediğimiz üç şeyi bu sonbahar bitmeden iyileştirme çabasına girebiliriz.
24.Kullanmadığımız kışlık eşyalarımızı derleyip toplayıp ihtiyacı olanlara teslim edebiliriz.
25.Gerek elbise gerek ayakkabı dolabımızda bir sonbahar temizliği yapabiliriz.
26.Kitaplıklarımızı düzenleyip yeni kitaplara yer açabiliriz.
27.En azından haftasonları elimize bir gazete alıp sayfalarını çevire çevire okumanın tadını çıkarabiliriz.
28.En az haftada bir gün (iş dışında) dijital detox uygulayabiliriz.
29.Sokak canlılarına hâlâ ( hava serinlese bile) her gün su bırakabiliriz.
30.Kuşların ve diğer canlıların beslenmesini sürdürebilmesi için ağaçlarda meyve bırakabilir, onların seveceği yemlerden asabiliriz. Her gün de en az 10 dk. onlar hakkında gözlem yapabiliriz.


